Yeni yıl elbette yeni hedefler koymak için gerekli bir şart değil. Fakat kendimi yenilemek için bunu bahane etmemde hiç bir sakınca görmüyorum. Eğer her şeye bir bahane buluyorsam, yılbaşını da kendimi yenilemek için bir bahane sayabilirim. Hani diyoruz ya “İnsan yapmadıklarından pişman olur.” diye, ben de “Keşke bu sene yeni hedefler koysaydım” dememek için yeniden kolları sıvadım.

Hatırlayanlar vardır, ilk kez 2015’te kendime yeni yıl hedeflerimi yazmıştım. Askerlik sonrası ilk yılbaşıydı ve askerde zaman kavramını daha iyi idrak etmiştim. Kendi bedenine ve zihnine hükmetmek aynı sürede daha fazla güzel şey yapıp hayatı daha iyi organize etmeyi sağlıyor. Dolayısıyla zaman da genişlemiş oluyor. Buna öz disiplin denilebilir ve kabul ediyorum ki öz disiplinli olmak epey zor. Ama Geleceği Görenler’in sonunda yazdığım gibi, önemli olan daha güzelini/iyisini yapmak için mücadele etmek. Ne kadar doğru öngörüler yapsak da zafer/sonuç daima muallak kalacak. Mücadele/yolculuk ise dipdiri karşımızda. Bundan acı mı keyif mi alacağımız ne amaçla çalıştığımıza bağlı.

Sözün özü; takvimlerin 2018’den 2019’a geçişini bahane ediyor ve bu yıla şahane(!) hedeflerle merhaba diyorum. Bu yazı da yeni hedeflerin bir parçası, daha fazlasını yavaş yavaş yazmaya çalışacağım.

Bu yıl küçük ama sürekli eylemlerin gücüne daha fazla güvenmek ve kendimi eğitmeye daha fazla vakit ayırmak istiyorum. Başarılı olursam ne ala, olamazsam yeni bir bahaneyle yeniden başlarım…

“Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası…” — Yunus

Dipnot: Aslında Aralık 2018’de 1 aylık hedefler koymuş ve bugüne hazırlanmıştım ama Evernote’un blogundaki şu yazıyı okumasam erteleme hastalığına yenik düşebilirdim. Siz de yeni bir şeylere başlamak istiyorsanız geç kalmış sayılmazsınız. Ertelemeyin, okuyun & harekete geçin. 😉