Category: TED

Sapiens Kitap Özeti

  • Bu yazı Sapiens kitap özeti hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlar.

Dün Duolingo Istanbul etkinliğinde Homo Sapiens ve  Homo Deus kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari’nin TED konuşmasını dinledik. Bu sabah konuşmayı tekrar dinledim ve benim gibi Harari’nin kitaplarını alıp da hala okuyamayanlar için bu konuşmanın özetini paylaşmak istedim.

Harari’nin konuşmasının başlığı “İnsan ırkının yükselişini ne açıklayabilir?” ve sanırım ilk kitabın özeti. Ben de 3 soru cevapla özetin özetini (lübb-ül lübb, özün özü) yapmak istedim. Parantez içindekiler benim yorumlarım.

S. 1) İnsanlar doğada hiçbir işe yaramayan canlılar (hayvanlar) iken nasıl oldu da dünyanın hükümdarı haline geldiler?

Y.1) İnsanları diğer hayvanlardan (insan = hayvan-ı natık, konuşan hayvan) ayıran en önemli özellik büyük gruplar halinde uyumlu şekilde çalışabilmesidir. Birebir kıyaslamada hayvanlar doğada daha üstün ama topluluk olarak düşünüldüğünde  insanlar belirgin bir avantaja sahip. (Mesela şu anda 7 milyar insan organize haldeyiz ve dünyayı yok ediyoruz. Hayvanlar bunu yapamaz.)

S.2) Bir arada uyumlu hareket edebilmemizin arkasında ne var?

Y.2) Hayalgücü, hikâyeleştirme, çift gerçeklik (dual reality). Hayvanlar kendi hayatlarını nesnel gerçeklikler üzerine kurarken insanlar ikinci bir gerçeklik oluşturabilecek yeteneğe, hayal gücüne sahip. Hikâye/kurgu yazabiliyoruz. Herkes bu hikâyeye inandığında da bizim ikinci gerçekliğimiz başlıyor. Din, hukuk, insan hakları hepsi birer ikincil/kurgusal gerçeklik. (Harari, sanal gerçeklik alanına değinmiyor ama o tarafta bizzat nesneleriyle kurguladığımız bir dünya var. Resmen Inception’daki rüya evrenini kurgulayabileceğiz. Neyse ki ben dx.com’dan Inception’daki zar ve totemi aldım, siz kendinizi düşünün.)

S.3) En büyük hikâye nedir?

Y.3) Para. Herkes dine inanmaz ama paraya inanır. (Elbette istisnalar var.)

Dipnot 1: Eğer kitap dinlemeyi severim derseniz Harari’nin kitaplarını Seslenenkitap.com’da da bulabilirsiniz. Ben ilk kitabı aldım ama evet, hala dinlemedim. Belki bu yazı bir vesile olur.

Dipnot 2: Duolingo İstanbul’un sonraki etkinliklerine katılmak isterseniz Instagram’da takip edebilirsiniz.

Dipnot 3: Harari konuşmasının sonunda, sunucunun “Peki bundan sonra ne olacak?” sorusunu yanıtlıyor ve ikinci kitaba pas atıyor. Harari’ye göre sanayi devriminin yeni sınıflar oluşturması gibi yeni teknoloji/yapay zekâ düzeni de yeni sınıflar oluşturacak/oluşturuyor. Uç sınıflardan biri “kitlesel faydasız insan sınıfı” ve 21. yüzyılın yeni politik ve ekonomik büyük sorusu “İnsanlara ne için ihtiyacımız var?” olacak. En azından “Bu kadar çok insana ne için ihtiyacımız var?”. Yazıyı çok uzatabileceğim ikinci noktadayım… Tamam sakinleştim. İhsan Fazlıoğlu’nun dediği gibi “Yanlış soruya doğru cevap aranmaz.”.

Tavsiye edilen yazı: Makine Öğrenmesi Bilgisayarları Çılgınca Eğitiyor

Yukarıdaki e-posta aracını kullanmak için tıklayın.

Nörolojik Bir Salgın Yaklaşıyor, Hazır mıyız?

alzheimer-parkinson

Bugün yemek arasında 5 dakikalık bilgilendirici bir TED konuşması izlemek istediğimde (TED uygulamasında böyle bir özellik var) 4 dakikadan kısa ama oldukça önemli bir konuşmayla karşılaştım; Yaklaşan Nörolojik Salgın.

Evet, insanoğlu bir yandan ortalama ömür süresinin uzamak konusunda başarı kaydederken, diğer yandan ömür süresi uzadıkça artan nörolojik hastalıkların pençesine düşüyor. Prostat kanseri vb. hastalıklar da var ama Gregory Petsko TED konuşmasında işin sadece nöroloji boyutuna odaklanıyor.

Lafı gevelemeden direkt bilgileri aktarayım. Umarım bu bilgileri hem kendimiz için hem de yaşı ilerlemiş yakınlarımız için göz önünde tutarız.

  1. Eğer önlemek için bir şey yapmazsak, önümüzdeki 40 yıl içinde küresel çapta bir nörolojik hastalık salgınıyla karşı karşıya kalacağız. Çünkü eskiden piramadin üstündeki küçük bir tepe olan 65 yaş üstü nüfus giderek artıyor ve bu yaştan sonra nörolojik rahatsızlıklar da yükselişe geçiyor.
  2. 2050‘de yaş dağılım piramidi bir sütun haline gelecek ve ters yüz olmaya başlayacak. Bunun olmasının nedeni şu. 1840’tan beri ortalama yaşam süresi iki katından fazlasına çıktı ve şu anda da her gün yaklaşık 5 saatlik bir oranla artıyor.
  3. 65 yaşın üzerinde, alzheimer veya parkinsona yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor. 2050 ile birlikte, ABD’de 80 yaşın üstünde yaklaşık 32 milyon insan olacak ve eğer bu konuda bir şey yapmazsak, bu insanların yarısı alzheimer hastası olacak. Bunun üç milyon fazlası da Parkinson hastası olacak.
  4. Alzheimer, parkinson ve hiçbir kesin tedavisi veya tedbiri olmayan diğer nörolojik hastalıklar yılda yaklaşık olarak 1 trilyon doların üçte birine mal oluyor. Bu rakam, 2050 ile birlikte 1 trilyon doların hayli üzerinde olacak.
  5. Elbette bu hastalıkları gidermek için değer taşıyan çalışmalar devam ediyor. Diğer yandan nörolojik hastalıkları olan insanlarda çoğu kanserin görülüş sıklığı çok düşük.
  6. Bu alandaki çalışmalarda bireysel yardımlar öne çıkıyor ve fakat daha fazla bireysel yardım için muazzam bir açık var (ABD için konuşuyor), çünkü devlet bu konuda sorumluluktan kaçıyor. (ABD’nin savunma(!) bütçesi geldi aklıma).
  7. Eğer parkinsona yakalanma riskini azaltmak istiyorsanız, kafein bir dereceye kadar koruma sağlıyor. Nedeni bilinmiyor. Kafanıza darbe almamaya çalışın (ahh Muhammad Ali) ve kuş gribinden kaçının.
  8. Alzheimer’dan korunmak için balık yağı faydalıymış ama bunun yanında tansiyonunuzu yükseltmemesine dikkat edin. Çünkü kronik yüksek tansiyon alzheimer için en büyük risk faktörü. Yüksek tansiyon ayrıca glokom (alzheimer’ın gözde görüleni) için de en büyük risk faktörü.
  9. Konu bilişsel etkilere gelince, “kullan ya da kaybet” geçerli oluyor, yani zihninizi canlı tutmak yararınıza olur diyor Gregory Petsko ve “Benim gibi insanlara şans dileyin, olur mu? Çünkü saat hepimiz için işliyor.” diye ekliyor.Sahi şans neydi?