Sağlık Sigortasına Güven Olmaz

Geçtiğimiz günlerde Webrazzi’de Fitpass‘i tanıtırken yukarıdaki anketi yaptım ve sonuç %73 ile özel sağlık sigortası lehine oldu. Ben bunu biraz garanticilik, korkaklık ve tembellik gibi sebeplere yordum ama herkesin kendine göre haklı yanıtları var. Bense iki yanıt arasındaki makas açıklığı oldukça fazla olmasına şaşırdım.

Neden derseniz, spor yapmak serotonin salgılamasıyla etkisini peşin olarak ödeyen bir şey. Sigorta ise zaten beklenmedik durumlara karşı düzenli olarak paramızı alan ticari bir sistem. Bizim korkumuzu kullandığı malum. Hiç işimize de yaramayabilir. Arada alınan farklar işin cabası. Keza sağlık sigortası sahtekarlıkları ABD’de yıllık 60 milyar dolar* boyutuna ulaşmış. Yani paramızı almak konusunda sahtekarlarla sağlık kurumları arasında kıyasıya bir rekabet var.

Daha rasyonel bir yanıt isteyenler içinse Dan Buettner’in TED konuşmasına bakmak yeterli;

Danimarkalı İkizler Araştırması adındaki bir çalışma göstermiştir ki belirli biyolojik limitler dahilinde bir insanın kaç yıl yaşayacağının yalnızca %10’u, genler tarafından belirlenmektedir. Geriye kalan %90’lık kısım ise, yaşam tarzımıza bağlıdır.”

Evet, farklı şekillerde duyduğumuz bir gerçeği Dan Buettner daha agresif bir biçimde dile getiriyor. 100 yıl yaşamanın nasıl mümkün olabileceğini anlattığı knuşmasında özel sağlık sigortasından hiç bahsetmiyor. Şahsen yaşam süresiyle ilgili bir takıntım yok. Aksine her an ölebileceğim bilinciyle, içinde bulunduğum her dakikayı işe yarar bir şekilde geçirmek istiyorum (evet, hayallerimden çok uzaktayım).

Hasıl-ı kelam, kendi genetik risklerimizi bilerek koruyucu/önleyici sağlık hizmetlerini, yani hasta olmadan kontrole gitmeyi öğrenebilirsek ve yeterince spor yapabilirsek daha sağlıklı ve mutlu bir ömür yaşama ihtimalimiz yüksek. Sağlık sigortasının bizi kandırmasına izin vermeyelim.

(Bu yazı üzerine, düzenli spor/egzersiz yapmaya başlamazsam bana da yazıklar olsun.:)

Kaynaklar: hasanbasusta.com, wired.com


Also published on Medium.

Leave a Reply

Bir Cevap Yazın