Fırat Demirel - Teknoloji, İnternet, Hayat

Page 4 of 22

Readism: Kaç Dakikada Okurum?

Readism

Medium‘da bir yazının ortalama okuma süresine ‘muhakkak bakarım’ diyorsanız ‘Readism’ tam size göre. Basit bir Chrome eklentisiyle herhangi bir sitedeki yazının ortalama kaç dakikada okunabileceğini gösteriyor.

Readism.io adresidnde ise herhangi bir kitabı kaç saatte bitirebileceğiniz hesaplanıyor. Üye olduktan sonra kısa bir metin okumasıyla daha doğru bir sonuç alabiliyorsunuz. Zira normalde gösterilen sonuç okuma ortalamalarına dayalı.

Aslolan elbette yazıların niteliği ama okuma süresini bilme hakkımız da olmalı diye düşünüyorum. İyi okumalar. 🙂

Geçen Hafta Neler Oldu? 18-24 Nisan

Bu haftaki Z Raporu‘nda yine blogumdan 7, Webrazzi’den 20 yazım yer alıyor.

Yabancı Bir Yerde Uyumak konulu yazım Medium’da en çok okunan ve 10 tavsiye alan yazım oldu. Geçen hafta Sabah Rutini üzerine güzel bir site keşfettim ve Chris Anderson’ın Bedava adlı kitabından bir alıntı paylaştım.

Webrazzi tarafında Mobil 16 etkinliğimiz vardı ve bu etkinlikte English Ninjas ve Mobeat diye iki girişim ilk kez kendini tanıttı. Gittigidiyor’un 2017’de tüm dünyaya satış yapmayı hedeflediğini öğrendik.

Diğer yandan Fink, Kuryem ve FitinClass girişimleri de hafta içinde tanıttığım diğer girişimler oldu. İçerikBulutu ise yeni ve iddialı bir özellik tanıttı. General Mobile de yeni Android One telefonu 5 Plus‘ı Türkiye’de satışa sunduğunu açıkladı.

Blog Yazılarım

1. Lider de Olsan Coğrafya KaderindirMedium

2 . Yabancı Bir Yerde Uyumanın Beyin Üzerindeki EtkisiMedium

3. Sivrisinek Yakalayan Reklam PanolarıMedium

4. Bedava Ürün, Kullanıcı Sadakati ve Yatırım İlişkisiMedium

5. Dijital Devrim SergisiMedium

6. Güne Sabah Rutini İle Başlamak Medium

7. Geçen Hafta Neler Yazdım? 11-17 NisanMedium

Webrazzi Yazılarım

1. Hibrid navigasyon uygulaması Fink, çok katmanlı bir erişim ağı sunuyor

2. Yemek Sepeti, 31 Mayıs’ta Rekabet Kurumu’na sözlü savunma yapacak

3. FBI, iPhone 5C’yi kırmak için 1,3 milyon dolardan fazla para ödemiş

4. Çin Hükümeti, iBooks Store ve iTunes Movies’i engelledi

5. Product Hunt, resmi Mac uygulamasını yayınladı

6. Kuryem ile cepten veya webden size en yakın kuryeyi çağırın (7 Yorum)

7. FitinClass: Tek üyelikle bir çok spor salonunu ve farklı egzersizleri keşfedin

8. Opera’da VPN indirme derdi sona eriyor

9. English Ninjas: Yabancı eğitmenlerle konuşarak İngilizce öğrenin (15 yorum)

10. Mobeat: An bazlı duygusal hedeflemeyle mobil etkileşimleri artıracak

11. 2017’de Gittigidiyor’dan tüm dünyaya satış yapılabilecek

12. Alper Ergenekon: 4,5G, 600 Mbps hızla dijital dünyamızı baştan sona değiştirecek

13. Whatsapp’tan sonra Viber de çift yönlü şifrelemeye geçiş yapıyor

14. PayU’dan Türkiye ve küresel e-ticaret pazarına dair önemli rakamlar

15. General Mobile, AndroidOne serisinin yeni üyesi 5 Plus ile fiyat yükseltti

16. Slack benzeri ürün çıkaran WeChat’in aylık aktif kullanıcı sayısı 700 milyonu geçti

17. Apple Car, Berlin’deki gizli bir laboratuarda geliştiriliyor olabilir

18. Alibaba, yemek sipariş girişimi Ele.me’ye 1,25 milyar dolarlık yatırımı doğruladı

19. İçerik üreticilerine 650 bin TL ödeyen İçerikbulutu, Müşteri Merkezi yeniliğini tanıttı

20. Avrupalı yemek siparişi girişimi Wolt, Skype ve Supercell kurucularından yatırım aldı

 

Lider de Olsan Coğrafya Kaderindir

Coğrafya kaderdir. – İbn Haldun

Modern sosyolojinin kurucularından biri olan İbn Haldun, iki kelimeyle söylenebilecek en büyük sözlerden birini söylemiştir gerçekten. Coğrafyamız bizi biz yapan değerleri bize aşılar ve geleceğimiz de bir bakıma buna göre şekillenir.

Halen Mukaddime‘yi okumadığım için bu sözü daha fazla açmayacağım. Zaten internette bu söz üzerine çok yazı var. Fakat diğerlerinden farklı olduğunu düşündüğüm, işin liderlik tarafına değinen örnek bir araştırma paylaşmak istiyorum.

Harvard Business Review‘in bin 500 kıdemli yöneticiyle yaptığı bir araştırma, yöneticilerin hangi kıtadan/bölgeden olduklarını ve yönetim konusundaki güçlü ve zayıf yönlerini gösteriyor. Kısacası kültür/coğrafya ile liderlik arasındaki ilişkiye mercek tutuyor.

Örneğin Çinliler herkesten daha analitik ama harekete geçme konusunda en gerideler. ABD’liler harekete geçme konusunda en güçlü ülke ama kendini tanıma konusunda son sırada. Ortadoğulular organize olma ve ekip geliştirmede, Latin Amerikalılar hırslı olma konusunda, Avrupalılar vizyonerlik açısından en güçlü konumda. (Listenin tamamı aşağıda.)

Hasıl-ı kelam, Türkiye’nin bu araştırmada hangi bölgeye girdiğini bilmiyorum ama İbn Haldun’un sözünü dikkate almakta fayda var. Coğrafyamızı değiştiremeyeceğimize(?) göre, oturup şikayet etmek yerine coğrafyamızın bize yüklediği zayıf yönlerimizi geliştirmeye çalışalım…

cografya-kaderdir

Sivrisinek Yakalayan Reklam Panoları

Brezilya’da iki reklam ajansı reklam panolarını oldukça işe yarar bir hale getirmiş. ‘Painel Mata Mosquitos‘ yani Sivrisinekleri Öldüren Reklam Panosu, adından da anlaşılacağı üzere sivrisinekleri kendine çekip öldüren özel bir tasarıma sahip. İnsanın ter kokusunu taklit ederek zika gibi halk sağlığını tehdit eden virüsler taşıyan sivrisinekleri kendine çekiyor ve yok ediyor.

Bu panoyu geliştiren ajanslar tasarımın detaylarını herkesin kullanabileceği şekilde paylaşmışlar. Böyle bir reklam panosu yapmanın maliyetinin de 192 dolar kadar tutacağını söylemişler.

Sokaklarda reklam engelleyiciler kullanamadığımıza göre reklam panolarının işe yarar bir şekilde kullanmanın zamanı bence geldi de geçiyor. Daha önce gördüğü evsizler için ev tipi reklam panolarını ararken, Pakistan’da yatağa dönüşen reklam panolarını buldum. Türkiye’de reklam panolarında böyle proje yapıldı mı bilmiyorum ama Verisun Bilişim‘in Endirek projesinin son yılların en işe yarar işlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.

Sırasıyla 4 projenin videosunu da aşağıda bulabilirsiniz.

Kaynak: Engadget

Yabancı Bir Yerde Uyumanın Beyin Üzerindeki Etkisi

Alec Soth: Magnum Photos 2

Alec Soth: Magnum Photos 2

Newscientist.com‘da yayınlanan bir makaleye göre kendi yatağımızdan başka bir yerde uyumak, beynimizin sol yarım küresini biraz rahatsız ediyor. Daha doğrusu yeni bir mekanda uyumaya çalıştığımızda sol yarım küre, sağa nazaran daha uyanık kalıyor.

Uyku araştırmalarında ilk gece efekti olarak adlandırılan durumu sanırım herkes yaşamıştır. Gel gelelim bu yeni araştırma işin biraz daha derinine iniyor ve 11 sağlıklı gönüllü üzerinde yapılan bir deneyin sonuçlarını paylaşıyor.

Araştırmayı yapan Masako Tamaki ve meslektaşları (Brown University), bir hafta arayla yabancı bir yerde uyutulan 11 kişi üzerinde bir deney yapmış. Deneklerin beyin dalgaları ilk hafta incelendiğinde, sol beyin lobunun sağ lobdan daha uyanık olduğu tespit edilmiş. Düşük frekanslı dalga deseni sol beyinde daha düşük çıkmış ki bu durum uyanıklık durumuna işaret ediyor-muş.

Araştırmacılar ikinci haftaki sonuçlarda sol beyin lobunun sağa uyum sağlamaya başladığını ve bu uyumluluk arttıkça daha rahat uykuya geçildiğini tespit etmiş.Uyuyan deneklere müzik dinletildiğinde de yine sol beyinin daha hızlı yanıt verdiği tespit edilmiş.

sag-beyin-sol-beyin

Yarım uyku

Bu durum bazı deniz memelileri ve kuşların beyinlerinin yarısını uyutmasını akla getiriyor ve Tamaki insan beyninde de benzer bir sistemin olabileceğini söylüyor. Yani beynimizin analitik düşünmeye dönük olan sol yarım küresi, yabancı bir yerde uyuduğumuzda herhangi bir tehlikeye karşı tetikte oluyor. Bu durumun sebebi tam olarak bilinmese de Tamaki, sol beyin lobundaki bağlantıların daha güçlü olduğuna işaret ediyor.

Sanırım yabancı bir yerde uyuduğumuzda daha kolay uyanabilmemiz de bu durumun bir başka göstergesi.

Neticede araştırmacılar ‘eğer önemli bir işin öncesinde başka bir yere giderseniz, bir iki gün önce gidip ortama alışın’ tavsiyesinde bulunuyor. Diğer yandan bir başka araştırmacı uykusuzluk (insomnia) çeken kişilerin yabancı bir yerde daha iyi uyuyabildiğini söylüyor. Yani görünüşe göre beynimizin standart ortamı nasıl kabullendiği beynimizin tersine davranmasını sağlayabiliyor.

Şimdi bu bilgileri alıyorum ve şu çocukları düşünüyorum. Uyumak zor geliyor.

Bedava Ürün, Kullanıcı Sadakati ve Yatırım İlişkisi

bedava-kitabi-chris-andersonChris Anderson’ın Bedava adlı mükemmel kitabında Bill Gates’in 1998’deki bir üniversite konuşmasından şöyle bir bölüm aktarılıyor;

Çin’de her yıl 3 milyon bilgisayar satılıyor olmasına rağmen insanlar yazılımımız için para ödemiyorlar. Ama bir gün ödeyecekler ve eğer bir şeyi çalacaklarsa bizimkini çalmalarını yeğleriz. Alışkanlık geliştirecekler ve biz önümüzdeki 10 yıl içinde bir ara, paramızı toplama yolunu keşfedeceğiz. – Bill Gates

Evet, Windows asla bedava ürün dağıtan bir şirket olmadı ama Bill Gates, aslolan şeyin ‘kullanıcıları ürüne alıştırmak‘ olduğunu 18 yıl önce gayet güzel özetlemiş.

Günümüzün Silikon Vadisi’nde de bu görüşün hakim olduğunu söylemek yanlış olmaz. Girişimler, kullanıcıları ‘bedava’ bir ürüne alıştırmak için yatırım üstüne yatırım alıyor ve belli bir eşiği geçen girişimler gerçekten para kazanmanın bir yolunu buluyor.

Türkiye’de ise bu ara süreci destekleyecek yatırım sermayesi olmadığı için e-ticaret gibi sıcak para getiren işler öne çıkıyor.

Velhasıl kelam, kullanıcılar öyle veya böyle bedava ürün istiyor. Türkiye’de de yeterince ‘risk’ sermayesi yok. Dolayısıyla bu kısır döngüden kurtulmak için, küresel pazara dönük ‘freemium’ işler çıkarmak tek çıkar yol gibi gözüküyor…

Dijital Devrim Sergisi

Apple II

Bugüne kadar düzenlenmiş en kapsamlı teknoloji sergisi olarak adlandırılan Dijital Devrim (Digital Revolution) sergisi aslında 20 Şubat’ta Türkiye’ye gelmiş ama ben dün öğrendim ve Barış Özcan‘ın davetiyle ziyaret etmiş oldum.

Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) içindeki sergide dünyaca ünlü sanatçılar, film yapımcıları, tasarımcılar ve müzisyenler interaktif eserlerini sergiliyor. Diğer yandan Commodore 64’ten Gameboy’a, Netscape’ten Apple II’ye kadar uzanan tarihe tanıklık etmiş bilgisayarlar ve oyun konsolları da sizi bekliyor. Bu sayede Tomb Rider’ın 96 sürümünü veya en klasik Mario’yu oynayabiliyorsunuz.

Dijitaldevrim.zorlupsm.com/kesfet adresinden sergi hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz ki bu sayfaya bakınca benim ziyaretimin yarım kaldığını da farketmiş oldum. 🙂

İstanbul’dan önce Londra, Stockholm ve Atina’da görücüye çıkan sergiyi 12 Haziran’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Bilet fiyatları: Tam 30 TL, Öğrenci 15 TL.

Güne Sabah Rutini İle Başlamak

sabah-rutini

Sabahları erken kalkan ve bir sabah rutini (disiplini) oluşturan kişilerin başarılı olduğuna inananlardanım. Dolayısıyla konuda sürekli olarak kendimi motive etmeye çalışıyorum (Bkz: 40sabaherkenkalk).

MyMorningRoutine.com da bu konuda rastladığım yeni motivasyon kaynağım. Sitede farklı kategorilerde tonlarca kişinin sabah rutinleri yer alıyor. Yazarlar, girişimciler… Tam 174 kişi güne kaçta başladığını ve ilk olarak neler yaptığını anlatıyor. İşte kısa bir örnek;

sabah rutini

Siteyi güzelleştiren bir başka şeyse istastistikler sayfası. Bu sayfada sabah rutinlerini paylaşan kişilerin somut verileri derlenmiş ve ortalama alışkanlıkları net bir şekilde görmenizi sağlıyor. Örneğin katılımcıların yüzde 25’i güne alarm kullanmadan başlıyor, ortalama uyku süresi 7,5 saat ve her iki kişiden biri hemen e-postasını kontrol ediyor vb…

erken kalkmakGoodies’ sayfasında bazı güzel şeylerin paylaşıldığını eklemeden geçmeyeyim. İyi sabahlar, iyi rutinler. 😉

Geçen Hafta Neler Yazdım? 11-17 Nisan

Yine biraz geç bir Z raporu ile karşınızdayım. Geçen haftaya Ekmekİsleri.com‘dan  aldığım ekşi mayalı ekmek deneyimimi paylaşarak başlamıştım ve haftayı severek devam ettiğim Hikmet Okulu eğitim programından bahsederek kapattım. Hafta içinde ise Stefan Zweig‘in Satranç adlı kitabını bitirdim ve özetini paylaştım.

Webrazzi’de dikkatinizi çekeceğim yazılarım ise Vadi’deki yatırım balonu söylentileriWhatsApp’ın şirket kültürü, LeventOfis girişimiApple-FBI davasında son perdeGoogle’ın engelliler için düzenlediği yarışmada dereceye giren projeler ve Robot garsonların çöküşü olabilir. İyi okumalar. 😉

Blog Yazılarım

  1. İSTEV Hikmet Okulu: Zihin Açan Bir Eğitim Programı – Medium
  2. nBeyin Bilimkurgu Öykü Yarışması – Medium
  3. indir.com Mobil Uygulama Yarışması   – Medium
  4. Save to Google & Facebook – Medium
  5. Çıldırtan Bir Oyun: Satranç (Kitap Özeti) – Medium
  6. Geçen Hafta Neler Yazdım? 4 -10 Nisan – Medium
  7. Ekşi Mayalı Ekmek – Medium

Webrazzi Yazılarım

  1. Çinli şirketler, Opera Software’e verdiği teklifi 24 Mayıs’a kadar uzattı
  2. CreationCrate, ‘maker’ adayları için kutu aboneliği modeli
  3. Vadi’de yeni bir yatırım balonu mu var?
  4. Google, Eddystone beacon formatına yeni güvenlik katmanı ekledi, ilk uygulayıcılardan biri Blesh oldu
  5. Yahoo, Esports dünyasına özel Android uygulaması yayınladı
  6. TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! yarışmasında büyük ödül için 14 ekip finalde yarışacak
  7. WhatsApp’ın şirket kültürü: Ölçeklendir, Odaklan, Gürültü Yapma
  8. WordPress.com bloglarına Whatsapp, Telegram ve Skype dopingi
  9. Shopify, sanal pazarlama asistanı Kit CRM’i satın aldı
  10. LeventOfis: Sanal ve ortak paylaşımlı ofis hizmetleri sunan yeni bir girişim
  11. FBI, iPhone 5C’yi kırmak için gri şapkalı korsanlara para ödemiş
  12. Facebook Instant Articles’ı artık tüm yayıncılar kullanabilecek
  13. Cortana artık Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolcadan anlık çeviri de yapacak
  14. Dell, Secureworks’ü 1,4 milyar dolar değerlemeyle halka arz etmek istiyor
  15. Google, 1 milyar engelli insanın hayatına dokunacak 29 projeyi ödüllendirdi
  16. Alibaba, Lazada’ya 1,5 milyar dolar değerlemeli yatırım yaptı ve kontrolü ele geçirdi
  17. Facebook Messenger içinde Dropbox’tan paylaşım yapılabilecek
  18. Hack The Pentagon: Pentagon’a sızacak siber güvenlik uzmanları aranıyor
  19. 22 bin liralık robot garsonlar bekleneni vermedi, restoranlar kepenk indirdi
  20. Modacruz, yılın ilk çeyreğinde yüzde 500 büyüdü
  21. Daily Mail de Yahoo’nun taliplileri arasına katılıyor

İSTEV Hikmet Okulu: Zihin Açan Bir Eğitim Programı

Hikmet Okulu ISTEV Cumartesi günleri Twitter’da #istevhikmetokulu etiketli paylaşımlarım dikkatinizi çekmiş olabilir. On altı Haftalık programımız 16 Nisan’da tamamlandı ve bu yazıda hem merak edenler için Hikmet Okulu‘ndan bahsetmek hem de bu eğitim programına emek veren tüm akademisyenler ile İSTEV (İlim Sanat Tarih ve Edebiyat Vakfı) yönetimine teşekkür etmek istedim.

Hikmet Okulu Nedir?

Felsefe, mantık ve bilim tarihi kapsamında, 16 farklı dalda zihin açıcı dersler içeren ücretsiz bir eğitim programı. Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu öncülüğünde düzenlenen programda ağırlıklı olarak Medeniyet Üniversitesi’nin değerli akademisyenleri eğitim veriyor. Bu yıl ikinci kez düzenlendi ve muhtemelen önümüzdeki sezon 3. kez başlangıç programı açılacak. İlk yılı tamamlayanlar ise ikinci kademe derslerine devam ediyor.

Hikmet Okulu, ders içeriklerinde olduğu kadar organizasyon açısından da son derece başarılıydı. Bu modelin bazı kurum/kuruluşların dikkatini çekmiş olması da başarısının bir göstergesi diye düşünüyorum.

Diğer yandan Medeniyet Üniversitesi’nin öğrencisi olmayan kişileri de derslere kabul ettiğini öğrendim. En azından Oktay Taftalı kendi dersleri/bölümü için böyle bir imkân olduğunu söyledi.

Aşağıda aldığımız dersleri ve bazı hocalarımızın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.

  • Klasik Mantığa Giriş – İbrahim Halil Üçer
  • Bilim Felsefesine Giriş – Engin Koca
  • Yunan Felsefesine Giriş – Abuzer Dişkaya
  • Düşünce-Bilime Giriş – İhsan Fazlıoğlu
  • İslam Felsefesi (Kelam) – Ömer Türker
  • İslam Felsefesi (İrfan) – Eşref Altaş
  • İslam Felsefesi (Meşşailik) – Mehmet Zahit Tiryaki
  • Akaide Giriş – İhsan Fazlıoğlu
  • Zihin Felsefesine Giriş – Eyüp Süzgün
  • Canlılık Biliine Giriş ve Evrim – Esra Kartal Sosyal
  • Klasik Bilim Tarihi – Nihal Özdemir
  • Modern Fizik Felsefesi – İshak Arslan
  • İnsan – Toplum Çevre Felsefesi – Yaylagül Ceran
  • Estetik (Sanat Felsefesi) – Oktay Taftalı
  • Görelilik ve Kuantum Teorisine Giriş – Şule Taşkıran Çankaya
  • Çağdaş Felsefe ve Mantık – Ayhan Çitil

İSTEV Başkanı Gül Zülfikar ve Başkan Vekili Songül Koç‘a da tekrar teşekkür ederim. Hikmet Okulu’na seneye katılmayı düşünürseniz aşağıdaki dokümanı inceleyebilir ve İSTEV’in Twitter hesabını takibe alabilirsiniz.

« Older posts Newer posts »

Copyright © 2017 Fırat Demirel – Teknoloji, İnternet, Hayat

Theme by Anders NorenUp ↑