Fırat Demirel

Page 20 of 23

Eleştirel Düşünceye Bakışım

Bence daha iyi bir şeyler yapabilmenin sırrı eleştirel düşüncede yatıyor. Ancak eleştirel düşünce olgunluğuna pek sahip olduğumuzu düşünmüyorum.

Çoğunlukla bilmediğimiz konularda ahkam kesiyor, atıp tutuyor, zamanımızı boşa tüketiyoruz. Eleştirmiyoruz, bir başkasını kötülüyor ve kendi benliğimizi yükseltmek istiyoruz.

Daha iyi olmak yerine, muhalefet saflarına sıkı sıkıya sarılıyoruz.

Eleştirel düşünce kabiliyeti, tecrübe, bilgi ve en önemlisi saygı gerektiyor. Bir işi eleştirecek kişinin o işe biraz kafa yormuş olması, daha ziyade yapıcı olması gerekiyor. Kısaca, beni eleştirecek kişinin benim işimden anlaması gerekiyor.

Cemil Meriç‘in bir sözü de tam bu noktaya parmak basıyor;

Shakspeare’i eleştirmek için en az bir Tolstoy olmalı insan.

ve Ranga Guru işimizi kuru eleştirilerden korumanın sırrını veriyor;

İnsanlara fırsat verirseniz, ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşacağınızı görürsünüz. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip sizin resminizi karalar.

Emeğinizin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsınız. Onlara göre sizin emeğinizin hiç bir değeri yoktur.

Sakın emeğinizi bilmeyenlere sunmayın ve asla bilmeyenle tartışmayın.

Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkamaz, cesaret edemez. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Onlardan hatanızı düzeltmelerini, yapıcı olmalarını isteyin.

Mesleğinizde usta olmanız yetmez, bilge de olmalısınız..

O nedenle herkesin eleştirisini dikkate almıyorum, tüm dikkatimi iyi eleştirilere veriyorum. Herkese de bunu tavsiye ediyorum.

Notumu düşüyor ve yorumlarınızı bekliyorum..

Güncelleme (12.11.05):

Musa Ünalan bu konuya temas eden güzel bir alıntı paylaştı.

Eleştiri zihnimizin anlama çabası olarak değer kazanır. Yoksa negatif bir tutuma dönüşür ki başkasını değersizleştirmeye yönelirken, tenkitte bulunan özne farkında olmadan kendi değersizliğini ifade etmiş olur.

Anlama kabiliyetinden yoksun, sıradanlaşmış ve irfandan yoksun değerlendirmeler iyiye ve doğruya dair bir ölçü ortaya koymazlar. Yaşam tarzlarının daha iyi veya üstün olduğunu sanan ve deformasyona uğramış dünya görüşleriyle haklı ve dolayısıyla bilge olduğunu düşnenleri gerçek eleştiri kültürü ile tanıştırmak hayırlı bir uğraş olacaktır. (kaynak)

Yaratıcı Düşünce Nedir? Steve Jobs cevaplıyor

Steve Jobs’un kim olduğunu ince detaylarıyla anlatan Inside Steve’s Brain (Nasıl Steve Jobs Olunur) adlı kitapta Jobs’un yaratıcı düşünceye bakışı Wired dergisine verdiği bir röportajdan şu şekilde aktarılıyor;

Yaratıcılık sadece parçaları birleştirmektir. Yaratıcı insanlar bir şeyi nasıl yaptıklarını sorduğunuzda kendilerini biraz suçlu hissederler çünkü onu kendileri yapmamış, sadece bir yerde bir şey görmüşlerdir. Bir süre sonra bu onlara ilham olmuştur.

Çünkü onlar yaşadıkları deneyimleri birbirine bağlama ve yeni şeyler sentezleme becerisine sahiptir. Ve bunu yapabilmiş olmalarının nedeni ya diğer insanlardan daha fazla deneyime sahip olmaları ya da deneyimler üzerinde başkalarından daha fazla düşünmüş olmalarıdır…

Ne yazık ki bu çok nadir bir özelliktir.Endüstrimizdeki birçok insan çok çeşitli deneyimler yaşamaktadır. Bu nedenle birleştirecekleri noktaları yoktur ve sorun hakkında geniş bir perspektifi olmayan çok düz çözümler üretirler.

Jobs’un son sözü tam da bir kaç gün önce düşündüğüm noktaya isabet ediyor;

Bir kişinin insani deneyimleri anlama derecesi ne kadar fazlaysa, ortaya çıkacak tasarım o kadar iyi olacaktır.

Umarım Jobs’un bu sözleri, yaratıcı düşünceyi veya inovasyonu sadece hiç görülmemiş bir şeyi ortaya çıkarmak olarak görüp, başkalarını eleştiri yağmuruna tutanlara bir nebze de olsa ışık tutacaktır.

Eğer bu yeterli değilse, bölüm sonunda Steve’den Dersler sayfasında aktarılan kısa bir not daha etkili olabilir;

Çalın. Başkalarının büyük fikirlerini çalmaktan utanç duymayın.

Ortadoğu’da Son Durum

BBC, Ortadoğu’da kaynayan kazanın son durumunu detaylı ve güzel bir şekilde hazırlamış. Yanıbaşımızda neler olduğunu bilmek adına not düşmek istedim.

Buyrun; http://bbc.in/ortadogu

Hem analog fotoğraf makinelerini hem de …

Analograf.com

Hem analog fotoğraf makinelerini hem de analog fotoğrafçılık ile ilgilenen kişileri nasıl bulabilirim diyorsanız Analograf tam aradığınız yer. Analograf’ta analog dünyadan fotoğraf makineleri, filmler, aksesuarlar ve kitaplar bulmanız; fotoğraflarınızı ve yazılarınızı paylaşmanız mümkün. Arkasında güzel bir ekip olduğunu düşündüğüm Analograf, kendini şöyle anlatıyor;

Film üzerine düşen ışığın ve tabi ki gölgenin yarattığı kısa süreli kimyasal bir yanma. Acısız. Makinenin içinde olup biten bir yangın bu.

Sonuç yok. Kaygısı hiç yok. Beklemek var. Bilememek var. Bilmemekten gelen birde beklentisizlik. Rahatlık. Anındalık. Azla yetinmek var. Değerini bilmek var. Bir makineye benim demek var. Onu sahiplenmek anlamak var. Onu diğer makinelerden ayırmak var. Tanımak var bir de.

Fotoğrafçılığa merakınız var mı, şimdiye dek analog fotoğraf makineleri ile hiç tanıştınız mı bilmiyorum ama zamanı donduran gerçek cihazlar onlar. Bazen fotoğraflar tam ortadan yansa da, geleceğe unutulmayacak hatıralar kalıyor..

Siteye üye olabilir, Facebook grubuna katılabilirTwitter’dan takip edebilirsiniz.

Geleceğin Arama Motorları

Uygulama marketleri, geleceğin arama motorları olabilir gibime geldi..

Bazen, birilerinin dünyayı çaydaki şeker…

Bazen, birilerinin dünyayı çaydaki şeker gibi karıştırdığını düşüyorum.

Pekin yönetimi, ABD’ye “internet özgürlüğü bahanesiyle diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmemesi” uyarısında bulunmuş. – http://t.co/o801aog

Orta Doğu ülkelerinde yaşanan muhalif gösteriler ve şiddet olayları nedeniyle petrol fiyatları son iki buçuk yılın en yüksek seviyesine yükselmiş. – http://t.co/9nwlc1u

İnsanoğlu ve Kehanetler

NY Times’da bu hafta “Kurtuluşu Yıldızlarda Arıyoruz” başlıklı bir yazıda insanoğlunun geleceği bilmek konusundaki merakından ve siyasetten borsaya kehanetlere nasıl itimat edildiğinden bahsediliyordu.

Bu yazıda geçen iki sözü not etmek etmek istedim.

i. Dow Jones arşa kadar çıkar.

ABD’de borsanın 1929’daki çöküşünden yalnızca haftalar önce “Wall Street harikası” olarak bilinen astrolog Evangeline Adams kendi radyo programında.

ii. İnsanların gerçekten ama gerçekten ilgilendiği iki şey var. Seks ve kehanet.

Bangkok’ta falcı ve astrologların çoğu zaman finans piyasaları hakkında öğütler verdiği milyonlarca dolarlık ve çağrı merkezi işleten Luck Rakanithes.

2011’in Sıradışı Trendleri

2011’e dair bazı fikirlerimi Webrazzi’de paylaştım ama bu hafta Pazar Sabah’ta dünyanın en ünlü trend uzmanlarından biri olan Marian Salzman’ın 2011 trendlerine yer verilmiş.

Sıradışı bulduklarımı(çoğunu) not etmek istedim.

NFC Sim Kart ve NFC Teknolojisi; Bonuslu Avea

Aralık ayı başında Paris’te düzenlenen Cartes Fuarı‘nda önemli bir tanıtım vardı; Avea’nın toplam maliyeti 12 milyon doları bulan ar-ge ürünü NFC Sim Kart.

Avea ve Garanti’nin çalışmalarıyla dünyada ilk kez ticari uygulamaya geçen bu sistem cep telefonumuzu mobil cüzdan temeli üzerinden tam yetkili bir ödeme cihazına dönüştürüyor. Biri geçtiğimiz hafta olmak üzere katıldığım 2 toplantıdan bu teknolojiye dair notlarımı paylaşıyorum.

Beyin Dalgalarını Tanımlamak

Emotiv adlı şirkette beyin ve bilgisayar haberleşmesi üzerine çalışan Tan Le, TED konuşmasında üzerinde çalıştıkları teknolojinin bir örneğini anlatıyor, beyin dalgalarını tanımlama konusundaki son gelişmeleri paylaşıyor.

Bu baş döndürücü bilimsel aktivitenin konu edildiği kısa konuşmada;

“yeni bilgisayar arayüzü kullanıcılarının beyin dalgalarını okuyabiliyor, biraz düşünce ve biraz da konsantrasyon ile sanal objeleri ve hatta elektronik aletleri kontrol etmemizi mümkün kılıyor”

diyor ve çalışmalarının ulaştığı son noktayı gösteriyor.

« Older posts Newer posts »

Copyright © 2018 Fırat Demirel

Theme by Anders NorenUp ↑